4 Temmuz 2017 Salı

Tiroid Bezi ve İyot İlişkisi

Tiroid bezi hastalıkları ülkemizde tüm bölgelerimizde sık görülmekle  birlikte en çok Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu ve Göller Bölgelerimizde rastlanmaktadır.  Yapılan araştırmalarda ülkemizde böylesine yoğun görülen tiroid hastalıklarının en önemli nedeninin  iyot ve selenyum eksikliği olduğu tespit edilmiştir. Eskiden ülkemizde guatr sorumlusu olarak düşünülen kara lahana, turp, şalgam, kabak, karnabahar gibi sebzelerin tüketilmesinde guatr açısından sakınca olmadığı anlaşılmıştır.  Güvenle  yenebilir.  Guatr  varsa  sadece soya  fasulyesi  ve soyalı ürünlerin fazla tüketilmesi  önerilmez.  Ülkemizde çoğu bölgede toprağımız ve suyumuzda iyotun  az oluşu guatrın ana nedenidir. Bunun da en önemli  sebebi, toprak erozyonudur. Erozyon ile mücadele edilmeli, ağaç dikimi artırılmalıdır. 

İyot, tiroid hormonu üretimi için çok  gereklidir ve  insan vücudunda bulunmadığı, depolanmadığı için   mutlaka dışarıdan gıda ile  alınması  gerekir.  Bu element, anne  karnındaki ceninin beyin - sinir gelişimi için de çok  çok önemlidir.   Normal erişkin insanın  günlük iyot ihtiyacı 100-150 µg’dır. Gebelik  ve emzirme dönemlerinde ise ihtiyaç artmaktadır, 200-300  µg/gün iyot alımı olmalıdır.  İyot  su, gıda veya ilaç ile  alındıktan sonra bağırsaklardan  emilerek  kana karışır, önce tekli -  ikili iyot  molekülü içeren öncül  tiroid  hormonları; sonra bunlardan 3 ve 4  iyot molekülü içeren T3 ve T4  hormonları yapılır.  Yeterince iyot  alamadığımız  zaman T3   T4 hormonları  yeterince  yapılamaz ve   daha fazla hormon yapılabilmesi için  tiroid  bezinde  büyüme olur.  Tiroid bezinin bu tür  büyümelerine guatr denir.  Yeterli   iyot   alınmaması, özellikle okul çağındaki çocukların öğrenme yeteneğinde azalmaya ve algılama güçlüğüne neden olmaktadır. Eğer iyot  eksikliği  çocukluk  döneminde çok belirgin  ise, beyin gelişimi de iyi olmayacağından zeka geriliğine dahi  neden olabilir.  İyot eksikliği kadınlarda düşük yapmaya, gebe kalmada zorluğa neden olur.  Veganlarda  iyot  eksikliği  etkin olabilir. Laktoz intoleransı olanlarda da iyot  eksikliği görülebilir.

Başlıca iyot kaynağı, deniz ürünleri, mandıra ürünleri ve iyotlu tuzdur. Deniz - okyanustaki iyot, atmosfere karışır ve tekrar yağmurlarla  toprağa-suya geri döner. Deniz ürünleri çok iyi bir iyot  kaynağıdır.  Deniz yosunu ve bitkileri  ile deniz hayvanları (balıklar-böcekler) deniz  suyundaki iyotu iyi depolarlar. Deniz ürünleri iyotu en yoğun bulunduran ürünlerdir  ama  mandıra ürünlerine göre daha az tüketilirler.

Herhangi  bir  tiroid rahatsızlığı  yoksa  mutlaka iyotlu tuz kullanılmalıdır. İyotlu tuz alırken ve kullanırken,  iyotun  buharlaşıp havaya karışmaması için şu hususlara dikkat edilmesi gerekir; poşet ambalajdakilere göre  ışık-güneş almayan, içini göstermeyen tuzluk şeklindekiler  tercih edilmeli, bu tuzlukların ağızları kapalı tutulmalı, güneş, ateş, fırın yanı gibi sıcağa-ısıya ve ışığa  maruz bırakılmamalı, karanlık-serin yerler tercih edilmelidir. Yemek pişirirken  tuz başlangıçta - kaynamadan önce konulmamalı, tencereyi ocaktan indirmeden hemen önce ilave edilmelidir. Böylece iyotun buharlaşması önlenmiş olacaktır.


 
Ülkemizin suyu ve toprağında iyot az miktarda olduğu için Türkiye’nin hemen her yöresi iyot eksikliği bölgesidir. Bu nedenle yeni nesillerde iyot eksikliğine bağlı tiroid hastalıkları görülmesin diye anne karnından itibaren  iyotlu tuz, gereken ölçülerde alınmalıdır. Ülkemizde gıdayla ilgili tek iyot kaynağı tuzdur. Bazı yabancı ülkelerde tuzun yanı sıra  su, ekmek, yağ da iyotlandırılmaktadır.
İyot eksikliğinin yol açtığı guatrı önlemek için  ülkemizde, 1998 yılı Temmuz ayından itibaren  Türk Gıda Kodeksi  Yemeklik Tuz Tebliği’ne  göre sofra tuzlarının iyotlanması zorunlu olmuştur. Guatr yoksa mutlaka yukarıda bahsedilen  kullanım özelliklerine dikkat edilerek iyotlu tuz kullanılmalı, özellikle gebelik ve emzirme dönemlerinde iyot alımına özel önem gösterilmeli, iyotlu tuzla yeterince iyot alımı yapılamıyorsa,  doktor tavsiyesiyle yoğun iyot preparatları kullanılmalıdır. Bu dönemlerde  iyodun mutlaka çok iyi alınması, bebeğin fiziksel ve zihinsel gelişimi için çok önemlidir. Artık ülkemizde de  sadece  iyot içeren preparatlar bulunmaktadır. Buna karşılık mevcut tiroid hastalığı varsa, iyotlu tuz yemekten kaçınmak gerekir; iyot kullanımı hastalığı daha da şiddetlendirebilir.  İyotsuz tuzlar marketlerde bulunabilmektedir, bu tuzların üzerinde “İyotsuz Tuz” diye yazmaktadır.  İyotsuz Tuzların en fazla 250 gr.lık ambalajlarda üretimine izin bulunmaktadır. İyotsuz tuz bulunamıyorsa, kaya tuzu kullanılabilir. 

Ailede bir kişinin iyotsuz yemesi gerekiyorsa,  yemekler tuzsuz pişirilmeli, sonrasında herkes kendi tuzunu kullanmalıdır.   İyotsuz tuz kullanması gereken kişiler, yoğun iyot içerikleri nedeniyle  iyot içeren öksürük şuruplarını, kalpte ciddi ritim bozukluğu tedavisinde kullanılan  “Amiodarone” etken maddeli ilaçları, yoğun iyot içeren multivitamin preparatlarını  da kullanmamaya özen göstermelidirler. Ayrıca,  koroner anjiografi,  tomografi ve bazı böbrek filmi çekimleri sırasında  damardan verilen kontrast maddelerin  yoğun iyot  içerdiği  unutulmamalıdır ve bu gibi durumlarda gereken önlem alınmalıdır. 

Son 10-15 yıl içerisinde yeterli iyot  alımı  programında ciddi yol alınmıştır.
Gebe ve emziren kadınlar için verilerimiz yetersizdir. Ancak eldeki veriler ile bu risk grubunun, gebelik ve emzirme dönemlerinde  artan iyot gereksinimi düşünüldüğünde sadece iyotlu tuz ile bunun karşılanamayacağını göstermektedir. O halde bu risk grubunun günde 100-150 micg iyot  ilavesi alması gereklidir. Bu konuda taramalar da mutlak gereklidir.


Yeterli iyot  alımında  sürekliliğin sağlanması son derecede önemlidir. Unutulmamalıdır ki; bulunduğumuz  coğrafyada doğada iyot eksikliği devam etmektedir ve düzenli  kullanım  bırakıldığı anda yıllar içerisinde başladığımız yere döneceğimiz açıktır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder