1 Haziran 2017 Perşembe

Merkezi Sinir Sisteminin Oyunu: MS

Nedeni henüz bilinmeyen MS, ne akıl ne de ruh hastalığı! Beyin ve omurilik yani merkezi sinir sisteminin iltihabi hastalığı olan MS, bulaşıcı ya da öldürücü de değil. Ömür boyu süren kronik bir hastalık olsa da MS’in belirtilerini giderebilmek ve MS’le birlikte daha rahat bir yaşam sürdürülmesini sağlamak için tedaviler uygulanabiliyor.

Uluslararası Multipl Skleroz Federasyonu ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından her yıl Mayıs ayının son Çarşamba günü Dünya MS Günü olarak ilan edilmiştir. Türkiye İş Bankası iştiraki Bayındır Söğütözü Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. İhsan Özcan Ertürk; nedeni henüz bilinmeyen MS hastalığı ile ilgili bilgiler verdi ve uyarılarda bulundu:

Multipl Skleroz, ya da kısaca “MS”, beyin ve omuriliğin oluşturduğu merkezi sinir sisteminin genç erişkin yaş grubunda en yaygın nörolojik hastalıklarından birisidir. Bu hastalıkta, beyin ve omurilikteki sinir telciklerinin etrafını saran miyelin tabakasının etkilendiği bilinmektedir. Merkezi Sinir Sisteminde sinir liflerini çevreleyen, sinir liflerinin elektrik uyarılarını iletmelerine yardımcı olan miyelin isimli yağlı bir doku vardır. Multipl Skleroz'da sinir lifleri ve onu çevreleyen miyelinin tahribatı sonucu skleroz adı verilen sert alanlar (plaklar) oluşur. Miyelin hasar gördüğünde sinirlerin uyarıları iletebilme kapasiteleri kesintiye uğrar ve belirtiler ortaya çıkar.



HER HASTADA FARKLI SEYİR
MS, sinir ağının farklı noktalarında oluşabileceğinden, belirti ve etkileri de kişiden kişiye hatta aynı kişi için zaman içinde farklılıklar gösterebilir. MS’in hafif ya da ağır olması, hastalardaki gelişimi, kişiden kişiye büyük değişiklikler gösterebilir. Bazı hastalarda bu durum, hastalığın zaman zaman yaptığı ataklar ya da şiddetlenme dönemleri ve bu dönemler arasında kısmen veya tamamen iyileşmeler şeklinde görülür. Biz buna MS’in “ataklar-düzelmelerle” seyreden şekli diyoruz. Bazı hastalarda bir-iki ataktan sonra yaşamının geri kalan kısmında herhangi bir belirti görülmeyebilir. Ancak bir başka grup hastada ise giderek ilerleyen ve düzelme olmayan bir seyir izlenmektedir. En şanssız grubu da bu hastalarımız oluşturmaktadır ki tesellimiz bu grubun oranının küçük olmasıdır.
Hastalığın nedeni bilinmemekle birlikte birçok varsayım mevcut. Genel olarak MS, otoimmün hastalık (bağışıklık sistemi hastalığı) olarak kabul edilmektedir. Vücut kendi hücrelerini yabancı ajanlardan ayırt edemeyerek saldırmakta, parçalamaya başlamaktadır. MS hastasında, sinirlerin miyelin kılıfı, hastanın kendi beyaz kan hücrelerinin hedefi olmaktadır.
BU BELİRTİLERDEN BİRİ BİLE VARSA DOKTORA!
En sık görülen MS belirtileri; güçsüzlük, yorgunluk, hissi belirtiler (karıncalanma, uyuşukluk, ağrı), görme bozuklukları (bir gözde görme kaybı, bulanık veya çift görme), kas fonksiyon bozuklukları (katılık, titreme, idrar kaçırma, kabızlık, cinsel sorunlar) ve denge sorunlarıdır (dengesizlik, baş dönmesi, yalpalama). Bu belirtilerin bir veya birkaçını hissedenlerin vakit geçirmeden tam teşekküllü bir hastanenin “Nöroloji” kliniğine başvurmasında yarar var.
KADINLARI VE GENÇLERİ SEVEN HASTALIK
MS, tüm dünyada görülmekte olup dünyada 3 milyon, ülkemizde ise 35 - 40 bin MS hastası olduğu tahmin ediliyor. Gençler arasında en sık görülen nörolojik hastalıklardan biridir. MS hastalarının büyük bir bölümü ilk ataklarını 20 - 40 yaşları arasında geçirmekle birlikte nadiren çocukluk veya ileri yaş gruplarında da ortaya çıkabiliyor. Genel olarak toplumda MS gelişme riski yaklaşık 1/1000 olarak tahmin ediliyor. Hastalık, kadınları iki kat daha fazla etkiliyor.

MS BULAŞMAZ VE ÖLDÜRMEZ!
MS öldürücü, bulaşıcı ya da mikrobik bir hastalık değildir. Tüm bunlara, akıl hastalığı olmadığını ve kalıtsal olmadığını da ekleyebiliriz. Ancak hastaların ailelerinde ve özellikle ikizlerinde daha sık görülmesi bazı kişilerin genetik olarak hastalığa yatkın olduklarını göstermektedir. 

ATAKLARIN İZLERİ SİLİNEBİLİYOR
MS’in bugün için bilinen kesin bir tedavisi yok. Bununla birlikte, MS’in belirtilerini giderebilmek ve insanların MS’le birlikte daha rahat bir yaşam sürmelerini sağlamak amacıyla birçok semptomatik (belirtilere yönelik) tedavi uygulanmaktadır. Öte yandan atak belirtilerin giderilmesinde kortikosteroidler, atak sıklığının azaltılmasında interferonlar kullanılmakta olup, MS tedavisi ile ilgili çalışmalar tüm dünyada büyük hızla devam etmektedir. Fizyoterapi yöntemleriyle hastaların atak dönemlerinin izleri silinmeye ve spazmlarının giderilmesine yardımcı olunmakta; kişisel ve grup terapileri ile hastalara ve ailelerine depresyon, korku ve MS’in yol açtığı sınırlamalarla mücadelede yardımcı olunmaya çalışılmaktadır. 
TANISI ÇOK ZOR KONUYOR
MS’te ilk belirtilerin ortaya çıkışından kesin tanının konmasına kadar çoğunlukla yıllar geçebiliyor; çünkü ilk belirtiler o kadar hafif görülüyor ki çoğu zaman kişi doktora gitme gereği görmüyor. Ayrıca sinir sisteminin diğer hastalıkları da aynı uyarıcı belirtilerin bazılarını gösterirler. Gelişmiş tüm laboratuar teknik olanaklarına rağmen MS’i kesin olarak gösteren ya da ekarte ettiren bir teknik yoktur. MS tanısında; Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG), Beyin Omurilik Sıvısı (BOS) analizi ve Uyarılmış Potansiyel (UP) incelemelerinden yararlanılmaktadır. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder