22 Kasım 2016 Salı

Düzenli Diş Hekimi Kontrolü ile Kanserden Korunun



Sadece diş çürüklerini değil; yanak ve dudak içleri, dil ve dudak üstü ile diş etlerinde oluşabilen kanserleri de önce diş hekimleri fark ediyor.

Ağız içi kanserleri tüm kanser türleri arasında yüzde 2’lik bir oran oluşturuyor ve çok çabuk fark edildiği için erken tanı konulup başarıyla tedavi edilebiliyor. Bayındır Hastanesi Diş Klinikleri Direktörü Dt. Yaman Kubalı ile ağız içi kanserlerinin önlenmesi ve erken tanısı için izlenmesi gereken yolları konuştuk.

Ağız içi kanserleri gırtlak bölgesi ve ağız içi, ( dudak içi, dudak üstü, dil üstü, dil altı, yanak ve diş eti ) kanserleri olmak üzere ikiye ayrılıyor. İkinci grupta yer alan kanser türlerinin diş hekimlerini yakından ilgilendirdiğini belirten Dt. Yaman Kubalı, “Ağız için kanserlerinin en büyük avantajı hemen fark edilebilmesi. Tabii düzenli olarak diş hekimine gidiyorsanız ve hekiminiz dikkatli inceleme yapıyorsa...” diyor. Yani yıllardır duyduğumuz ‘Altı ayda bir diş hekiminize uğrayın’ önerisi sadece diş çürüklerinden değil, kanserden korunmak açısından da önem taşıyor.

Ağız içi kanserlerine en sık yanak içlerinde, dil altında ve dudak içinde rastladıklarını belirten Dt. Kubalı şöyle devam ediyor: “Aft diye adlandırdığımız lezyonlar, yapı olarak kansere çok benzediği için bazen hastalar hatta bazı hekimler tarafından ihmal edilebiliyor. Bu tip yaralar tabii ki basit lezyonlar da olabilir ama 3-4 hafta içinde geçmiyorsa mutlaka diş hekiminize başvurun.”

Dt. Yaman Kubalı, protez kullanan hastaların protezden kaynaklanan vurukları ciddiye almalarını istiyor. Vuran bir protez “ nasıl olsa alışırım “ mantığı ile diş hekimine gösterilmezse , oradaki mukoza kesiliyor ve protez yavaş yavaş içine oturuyor, dış etkenlerin de tesiri ile zamanla orada tümör oluşuyor. Eğer hastanın bünyesi yatkınsa tümör kötü huylu da olabiliyor. Dt. Yaman Kubalı, en önemli dış etkenin sigara olduğunu, bakımsız bir ağızda da riskin arttığını söylüyor.

Ağız içi kanserlerinin erken yakalanma şansı yüksek olduğu için bu kanserlere bağlı ölüm oranları da çok düşük. Ağızda bu tür oluşumlar fark edildiğinde önce diş hekimine başvurmak gerekiyor. Diş hekimi gerekli görürse doku örneği alarak patolojiye gönderiyor. Laboratuvardan gelen sonuç pozitif ise hasta uzmanlara yönlendiriliyor. Ağız içi kanserlerinde önce radyoterapi veya kemoterapiye başvuruluyor. Kalıcı iz bırakması nedeniyle cerrahi son seçenek oluyor.


Ağız içi kanserlerinin nedenleri

- Yeterli ağız bakımı yapmamak.
- Sigara kullanımı.
- Alkol kullanımı.
- Tütün çiğnemek.
- Protez vurmaları.
- Özellikle karaciğer kanserinin metastazı.

Belirtileri

- Dikkatli hastalar, tıpkı cilt kanserlerinde olduğu gibi bu farklılıkları erken fark ediyor ve hemen doktora başvuruyor.
- Gözle görülebilen farklı oluşumlar.
- Dille hissedilen şişkinlik veya farklılık.
- Dilde hafif uyuşma.
- Konuşurken sesleri eksik ya da yanlış söyleme.
- Başka bir nedeni olmayan yutkunma zorluğu.
- Görünürde nedeni olmayan acı veya ağrı hissi.

Korunma Yolları

Düzenli kontrol: Nasıl ki kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanseri düzenli kontroller sayesinde ölümcül olmaktan yavaş yavaş çıkıyorsa, ağız içi kanserlerinde de durum farklı değil. Altı ayda bir yapılacak ağız ve diş sağlığı kontrolleri koruyucu oluyor.

Bakım: Dt. Yaman Kubalı, bakımsız bir ağzın kanser de dahil her türlü hastalığa açık olduğunu söylüyor. Bakıma en çok diş etlerinin ihtiyacı bulunuyor. Bakımın ilk adımı ise diş fırçalama. Günde iki kere, üç dakika ve doğru şekilde diş fırçalamak önemli. Dt. Kubalı doğru diş fırçalamayı şöyle tarif ediyor: “Orta sertlikte bir fırçayı 45 derece açı ile önce dişlerinize  bastırın  ve o fırça liflerinin dişinizle diş etinizin arasına girdiğini hissedin. İçten ve dıştan tüm diş etlerine bunu uyguladıktan sonra dairesel hareketlerle diş etlerinize masaj yapın. Piyasada her rahatsızlığa özel diş macunu bulunsa da öncelikli olan dişi fırçalamaktır.” Diş fırçalarının tüm diş aralarına ulaşamaması nedeniyle ayrıca çeşitli formlarda üretilen diş iplerinin ya da ara yüz fırçalarının kullanılması gerekiyor. Aksi takdirde diş ile diş eti ya da iki diş arasında kalan yemek artıkları ağız bakımını olumsuz etkiliyor.

Beslenme: Dt. Yaman Kubalı, ağız içinde yerine konulamayan tek yapının diş etleri olduğunu ve diş kliniklerine en sık diş eti tedavileri için başvurulduğunu belirtiyor. Diş etinin en iyi dostunun ise C vitamini olduğunu söylüyor. C vitaminin hap olarak değil; limon, portakal, mandalina, maydanoz gibi gıdalarla alınması ya da çiğneme tabletleri kullanılması öneriliyor.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder