15 Ağustos 2016 Pazartesi

ASTIM



Kontrol altına alınabilir
Astım belirtileri olduğu halde doktora gitmeyi ihmal eden hastalar, erken teşhis durumunda kontrol altına alınabilecek bu hastalığı çözümsüz hale getiriyor. Oysa erken teşhis edildiğinde ve hasta tarafından kabullenildiğinde, doğru bilgi ve ilaç kullanımıyla, astım kontrol altına alınabilecek bir hastalık. Bayındır Hastanesi İçerenköy’den Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Firuz Çelikoğlu; astımın belirtileri, nedenleri, korunma ve tedavi yöntemleriyle ilgili yol haritası çizdi.

Belirtileri neler?
Astımın belirtileri şöyle sıralanabilir: Soluk alıp verirken göğüste ıslık sesleri, göğüste sıkışma hissi, durup dururken nefes sıkışması, art arda öksürükler, hareket ederken veya bir hareketten hemen sonra öksürük, nefes daralması, geceleri devamlı öksürük, bu belirtilerin bir veya birden fazlasının uykudan uyandırması. Bu belirtilerin herhangi birisi kişide uzunca bir süreden beri bulunuyorsa, bu astım olduğu anlamına gelebilir. Astım belirtileri, kişiden kişiye değişebildiği gibi aynı kişide farklı zamanlarda farklı belirtiler de görülebilir.
Astım nöbeti nedir?
Astım belirtileri kısa veya uzun bir süre devam ettikten sonra kaybolur. Belirtilerin görüldüğü dönemlere ‘astım krizi’ veya ‘astım nöbeti’ adı verilir. Nöbetler arasındaki dönemde ise hastanın bir şikayeti olmaz. Göğüste hafif sıkışma hissi, hafif ıslık sesi, öksürük, uykuya dalarken huzursuzluk, sinirlilik, boğazda yanma, gözde sulanma gibi belirtiler, astım nöbetinin başlayacağının göstergesidir.

Astım nöbeti neye benzer?
Astımlının çektiği sıkıntıyı anlayabilmek için burnunuzu elinizle tıkayın ve gazoz içmek için kullandığınız bir pipetten nefes alıp vermeye çalışın. Astım nöbeti sırasında hastanın neler çektiğini hemen anlarsınız. Bir süre sonra pipeti bırakıp normal soluduğunuz zaman tedavi ile nefes yolu açılan astımlının mutluluğunu hissedebilirsiniz.
Astım kontrolünün amacı, nöbetleri tedavi etmek değil, nöbetlerin oluşmasını önlemektir. Bu bakımdan, tedavinin esası, enflamasyonu önleyici uzun süre düzenli ilaç kullanmaktır. Herhangi bir astım nöbetinde öksürük olsa bile asla öksürük kesici bir ilaç kullanılmamalı.
Geceleri uykuda mide asidinin yemek borusundan geçerek gırtlağa ulaşması sonucunda yaptığı tahriş, astım nöbetlerine sebep olabilir. Yeni gelişen bir burun enfeksiyonu veya saman nezlesi astımın gidişini etkileyebilir. Burnunda polip bulunan astımlılarda aspirin alınca nöbetler ortaya çıkabilir. Aspirin ve romatizma ilaçları daha önce zarar vermediği halde günün birinde astım nöbetlerine yol açabilir. Yüksek tansiyon tedavisi için kullanılan beta-bloker adı verilen ilaçlar da astım nöbetini başlatabilir.
Astımınızı tetikleyen faktörleri öğrenmek için ‘deri alerji testleri’ de yaptırabilirsiniz. Evinizde, iş yerinizde astım tetikleyicilerini uzaklaştırmaya veya bunlardan uzak kalmaya gayret edin. Sigara dumanı nöbeti başlatıcı en önemli etken olduğundan eğer sigara içiyorsanız derhal bırakın. Bu konuda doktorunuzdan destek alabilirsiniz.
Astım ilk kez bebeklik ve çocukluk yaşında başlayabildiği gibi orta ve ileri yaşlarda da ilk kez ortaya çıkabilir. Çocukluk yaşlarında başlayan astım, yaş ilerledikçe hafifleyip, erişkin yaşına gelince kaybolabilir. Sigara içen ailelerin çocuklarında da astım çok daha sık görülür ve çocukta astım varsa çok daha ağır seyreder.
Toplumda yüzde 5-10 oranında görülen astım hastalığının tanısında geç kalınmasının en önemli nedeni, hastaların şikayetlerini önemsemeyerek doktora başvurmaması veya “Grip oluyorum” ya da “Bronşitim var” diyerek doktoru yanlış yönlendirmeleridir. Ayrıca astım kelimesi de hastaları çok ürküttüğü için bu tanıyı kabul etmekten kaçınıyorlar. Bu noktada doktor-hasta işbirliği çok önemlidir. Doktor, astımın çoğu zaman çok hafif seyrettiğini ve başarı ile kontrol altına alınabildiğini hastasına açıklamalı.
Hastalık erken teşhis edildiğinde ve hasta tarafından kabullenildiğinde çok daha rahat kontrol altına alınabilir. Astımınızı kontrol etmeyi öğrenirseniz astım sizi değil siz astımı yönlendirirsiniz. Öncü belirtilerin iyi tanınması, astım nöbetlerine karşı erken önlem alınmasını sağlar. Ayrıca erken teşhis sayesinde, astım nöbetlerini başlatan etkenleri öğrenebilir, böylece bu etkenlerden uzak durabilirsiniz.
Astım teşhisinde hastanın tıbbi hikayesinin yanı sıra anne-baba veya yakın akrabalarında astım veya solunum şikayetlerinin olup olmadığı da dikkate alınır. Gece solunum problemi olup olmadığı, astım nöbetlerinin gündüz işlerini etkileyip etkilemediği ve şikayetleri kontrol etmek için doktorun verdiğinden daha fazla dozda nefes açıcı ilaca gerek duyup duymadığı sorulur. Bunun dışında göğüs röntgen filmi, kan tetkikleri, alerji deri testi ve solunum fonksiyon testlerinden yararlanılır. Bu tetkikler sayesinde astım ile diğer akciğer hastalıklarının ayrımı yapılır.
Doktor, hastası için en uygun astım ilacını, en etkili dozda verir. Ayrıca evde hastanın kendisinin test yapması için ‘zirve akım ölçer’i hastaya verip, nasıl kullanacağınızı, hangi saatlerde ölçüm yapacağını öğretir. Böylece hasta, belirli zamanlarda kendi kendine yaptığı ölçümleri, bir çizelgeye yazarak doktoruna götürür. Zirve akım ölçümleri, ilaçların hastadaki etkisini göstermesi bakımından çok yararlı olur. Bazı kimselerde hava yolları daraldığı halde şikayetleri çok az olabilir, hatta hiçbir sıkıntı duymayabilirler. Zirve akım ölçümlerinin düzenli kullanılması, böyle şikayetsiz astım durumlarında tıkanıklığın başladığını gösterir. Böylece hastalık daha kötüye gitmeden, hasta gerekli ilaçlara başlayabilir.
Astımın iyi kontrol edilebilmesi için dikkat edilecek üç ana adım şöyle sıralanabilir:
Bazı astımlılarda nöbetler çok hafiftir. Sadece birkaç dakika sürer. Haftada bir iki defa gelebilir. Aylarca nöbet gelmeyebilir. Bu kişiler yılda 5-6 defa birkaç hafta süren, kendilerinin soğuk algınlığı olarak tanımladıkları rahatsızlık dönemlerinden söz ederler. Bu dönemler, gerçekte astım nöbetleridir. Bu hastalarda astım tedavisi yapılırsa; o dönemlerde yaşadıkları sıkıntıdan kurtulabileceklerini, hiç bilmedikleri mutlu bir yaşamın var olduğunu hayretle keşfederler. Astım, çok hafif belirtilerle devam etse de mutlaka sürekli ve düzenli tedavi gerektiren bir hastalık olarak kabul edilmeli.  Ayrıca, doktor, astımı tetikleyen faktörleri, periyodik kontrollerde ortaya çıkarır. Hastanın kullandığı ilaçların etkileri değişebilir. Bunların yerine başka ilaçların kullanılması gerekebilir. Hastaya daha yararlı olabilecek astım ilaçları keşfedilmiş olabilir. Bütün bunlar, düzenli olarak doktora gitmenin önemini vurgulayan faktörler.
Öksürük durmuyorsa ne yapılmalı?
Nöbeti neler tetikler?
Genellikle nefes yollarını tahriş eden herhangi bir etkenle karşılaşılınca astım nöbetiyle ilgili şikayetler de başlar. Astım nöbetini tetikleyen (başlatan) etkenlerin en önemlileri; virüs enfeksiyonları, üst solunum yolu enfeksiyonları, alerjenler, hava kirliliği, sisli hava, soğuk hava, iş yeri veya evdeki zararlı gazlar, egzoz gazı, hızlı solumaya yol açan egzersizler, klima, sigara dumanı, her türlü kokulu madde ve uyku olarak sıralanır.
Başka tetikleyici faktörler var mı?
Tetikleyici faktörler nasıl anlaşılır?
Çocuklar nasıl etkilenir?
Erken tanı gecikiyor mu?
Erken tanı tedaviye nasıl katkı sağlar?
Astım tanısı nasıl konur?
Zirve akım ölçümü nedir?
Astım nasıl kontrol altına alınır?
1. Düzenli olarak kontrole gidin. Astım belirtileri ya da başlatan etkenler zamanla değişebiliyor. Bu nedenle ilaçlarınızın değişmesi de gerekebilir.
2. Astım ilaçlarınızı doktorunuzun önerdiği gibi alın. Kendinizi sağlıklı bile hissetseniz ilaçlarınızı kullanmaya devam edin.
3. Astım nöbetlerinizi nelerin başlattığını ve sağlıklı kalabilmek için ne yapmanız gerektiğini öğrenin. Özellikle çocukların anne ve babaları veya yakınları astım nöbetlerinde alınacak önlemleri iyi bilmeli. 
Tedavide sürekliliğin önemi nedir?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder