29 Temmuz 2016 Cuma

KADINLARDA GENEL KONTROLLER



Genel tıpta olduğu gibi kadın hastalıkları ve doğumla ilgili hastalıklarda da düzenli ve belli aralıklarla yapılan muayenelerde amaç, olası hastalık belirtilerinin erken dönemde tespiti, riskli grupların belirlenmesi, tarama programları ile kanser olgularının erken tanısı ve kansere bağlı ölümlerin azaltılması, hasta eğitimi ile hastalık belirtileri, korunma yöntemleri hakkında bilincin arttırılması ve zamanında hekime ulaşımın sağlanmasıdır. Bu nedenle adölesan yaşlardan itibaren menopoz sonrası döneme kadar periyodik jinekolojik hekim muayenelerinin yapılması ve önerilen kanser tarama programlarının uygulanması önemlidir. Adölesanlarda yapılan jinekolojik değerlendirme cinsel, fiziksel gelişimin muayenesi, olası endokrin problemlerin, rahim ve yumurtalıklarla ilgili yapısal anormalliklerin tespiti, cinsel temasla bulaşan hastalıklar ve korunma yöntemleri, üreme fizyolojisi, gebelikten korunma yöntemleri ve aşılar (rahim ağzı kanseri aşıları) konusunda bilgilendirme ve önerileri kapsamaktadır. Cinsel yönden aktif olan yetişkin hastalarda yıllık jinekolojik muayene, meme değerlendirmesi ve yaygınlığı yüksek olan bazı kanser türlerini saptamaya dönük kanser tarama programlarının uygulanması önerilmektedir. Jinekolojik kanserlerde tarama testleri, rahim ağzı (serviks) ve meme kanserlerinde yaygın olarak uygulanmaktadır.

Serviks Kanserinde Tarama
Kadınlar arasında en çok rastlanan kanser tiplerinden olan rahim ağzı (serviks) kanseri genellikle yavaş seyirlidir. Tarama ve aşı programları ile erken tanı ve korunma mümkündür. Son 30 yıldır uygulanmakta olan düzenli tarama programları ile rahim ağzı kanserinden ölüm oranı yarı yarıya azalmıştır. Bu amaçla erken tanı için rahim ağzı kanseri taramasında Pap testi (servikal smear) kullanılmaktadır. Pap testi, muayene sırasında rahim ağzından dökülen hücrelerin alınması ve incelenmesine dayalı bir testtir. HPV (insan papilloma virüsü) rahim ağzı kanseri olgularının büyük çoğunluğunun altında yatan etkendir. Güncel tıbbi kılavuzlarda Pap testinin 21 yaşından önce yapılması gereksiz görülmektedir. Bu nedenle PAP tarama testine 21 yaşında başlanır, 21-29 yaş arasında 3 yılda bir bu kontrollerin sürmesi önerilmektedir. 30-65 yaş arasında ise Pap test 3 yılda bir yapılmalıdır, ancak beraberinde HPV testi de yapılmışsa testler 5 yılda 1 tekrarlanabilir. 30 yaş altında HPV taraması önerilmez. Düzenli olarak tarama testleri yapılan ve son 20 yıl içinde orta dereceli kanser öncülü bulgu saptanmamış olan 65 yaş üstü kadınlarda tarama uygulanmaz. Yüksek dereceli kanser öncülü bulgu veya serviks kanseri nedeniyle rahim ameliyatı uygulanmış hastalar dışında rahim ameliyatı uygulanan hastalarda tarama testlerine gerek yoktur. HPV aşısı uygulanmış olan hastalar da benzer şekilde taranmalıdır. Pap testi kanama dönemi dışında herhangi bir zamanda yapılabilir, tercihen testten 2-3 gün önce vajinal yıkama yapılmaması ve cinsel ilişkide bulunulmaması uygundur. Tarama testi sonucunda kanser bulguları tespit edilmesi durumunda veya yüksek riskli HPV pozitifliği saptandığında ileri tetkik ve yakın takip önerilir.

Meme Kanserinde Tarama 
Meme kanseri kadınlarda kansere bağlı ölümlerde ikinci sıradadır. Erken evrede yakalanan olgularda 5 yıllık yaşam şansı %98’dir. Bu nedenle meme kanserlerinde tarama önemlidir. Erken yaşta (40-49 yaş arası) meme kanseri hücrelerinin büyüme hızı daha yüksek olduğundan mamografi incelemesine 40 yaşında başlanması ve yıllık yapılması önerilmektedir. Meme kanseri riski yaşla beraber artış göstermekle beraber ileri yaşta kanser hücreleri daha yavaş büyümektedir. Bu nedenle mamografi tetkiklerinin kaç yaşına kadar yapılması gerektiği konusunda fikir birliği olmamakla beraber 75 yaşında bir hastanın genel sağlık durumuna ve risk faktörlerine göre karar verilmesi önerilmektedir. Klinisyen tarafından 20-39 yaş arasında 2-3 yılda bir, 40 yaşından sonra her yıl elle meme muayenesi yapılmalıdır. Hastanın kendisinin yaptığı bu muayene, meme yapısının keşfedilmesi ve farkındalığın arttırılması için önemlidir ve her ay veya 2-3 ayda bir yapılabilir. Meme muayenesi ve mamografi için uygun zaman adet sonrasındaki haftadır. Gerekli durumlarda meme ultrasonografisi de uygulanmaktadır, meme ultrasonografisi bir tarama testi değildir. Yüksek riskli grupta daha sık klinik muayene, 40 yaşından önce yıllık mamografi veya magnetik rezonans görüntüleme (MRI) önerilmektedir.

Genetik Testler Kimlere Önerilir?
Hem meme hem de yumurtalık kanseri olan kadınlarda, yumurtalık kanseri olan ve yakın aile bireylerinde (anne, kız kardeş, kız, büyükanne, torun gibi), yumurtalık kanseri ve/veya menopoz öncesi meme kanseri olan kadınlarda, 50 yaşından önce meme kanseri gelişen ve yakın akrabalarında yumurtalık kanseri veya erkek akrabalarında herhangi bir yaşta ortaya çıkan meme kanseri bulunması durumunda ve yakın akrabalarda bilinen BRCA mutasyonu olan kadınlarda genetik testler (BRCA1, BRCA2 gen mutasyonları) yapılabilir. BRCA gen mutasyonu olan olgularda 25 yaşında veya ailedeki en erken yaştaki kanser olgusunun tespit edildiği yaştan başlayarak 6 ayda bir klinik muayene, yılda bir mamogram veya MRI ile takip yapılmalıdır.

Yumurtalık (Over) Kanserinde Tarama
Yumurtalık kanserlerinin en sık görülen tipi olan epitelyal yumurtalık kanserleri ileri yaşta görülmektedir ve genellikle ileri evrede tespit edildiğinden kadınlarda en ölümcül kanserlerden biridir. İleri yaş (55 yaş ve üzeri), ailede meme, yumurtalık, kalın bağırsak ve endometriyum (rahim iç tabakası) kanseri olanlar, meme kanseri olguları, BRCA1 veya BRCA2 gen mutasyonu olanlar, hiç doğum yapmamış olanlar epitelyal yumurtalık kanseri açısından risk altındadır. Günümüzde yumurtalık kanseri için kabul edilmiş bir tarama testi olmamakla beraber risk grubundaki hastalarda periyodik vajinal ultrasonografik muayeneler ve Ca125 ölçümleri önerilmektedir. Ayrıca karında şişkinlik ve gerginlik hissi, karın ve kasık ağrısı, yemek yeme zorluğu ve çabuk doygunluk hissi gibi şikayetler devamlı oluyorsa veya giderek şiddetleniyorsa mutlaka hekime başvurulmalıdır.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder