22 Nisan 2016 Cuma


PROSTAT SAĞLIĞININ ÖNEMLİ GÖSTERGESİ PSA

Prostat kanserinin yanı sıra diğer birçok prostat hastalığı da kandaki PSA seviyesinin yükselmesine neden oluyor. Hastalığın kötü huylu olup olmadığını anlamak için yardımcı kan testleri kullanmak, gereksiz biyopsilerden kaçınmayı sağlıyor. 

Erkeklerde rastlanan prostat kanserinin başarılı bir şekilde tedavi edilmesi için tüm kanser türlerinde olduğu gibi erken tanı büyük önem taşıyor ve hayat kurtarıyor. Prostat kanserinin, yaş ilerledikçe ortaya çıkan benign (iyi huylu) prostat büyümesi ile ayırt edilmesi ve tedavinin doğru planlanması için Prostat Spesifik Antijen (PSA) önemli bir belirleyici oluyor. Ancak kanser tanısı almış hastaların yüzde 20’sinde PSA değerinin yüksek olmadığı da bilinen bir gerçektir. Bu nedenle yardımcı testler ve tanı yöntemlerine de başvurmak gerekebiliyor. Bayındır Hastanesi Söğütözü’nden Üroloji Uzmanı Doç. Dr. İzak Dalva’ya erkeklerin PSA hakkında bilmesi gerekenleri sorduk.

Prostat Spesifik Antijen (PSA) nedir?
PSA, Prostat kanseri erken tanısı, evreleme ve izleminde önemli bir belirleyicidir. PSA, prostat kanserinin tanısı için yaygın olarak kullanılmaktadır. Bunun yanı sıra prostat kanseri riskini de göstermektedir. Ancak spesifikliği düşüktür. PSA, serin proteaz aktivitesinde olup, prostat duktal epitel ve asinilerinden salgılanır. PSA’nın; iyi huylu prostat büyümesinde (BPH) geçiş bölgesinde, tümörler de ise; tümörün en fazla geliştiği çevresel bölgede göre daha fazla üretildiği gösterilmiştir. Kanser dokusunda daha az üretilmesine rağmen, anatomik yapı bozulduğu için, asinilerden kana daha kolay karıştığı ve bu nedenle de kandaki düzeyinin arttığı gösterilmiştir.

PSA ne zaman yükselir?
Prostat kanserli hastalarda kompleks haldeki PSA; iyi huylu durumlara göre daha fazla salgılanır. Kandaki PSA düzeyi prostat kanserinin yanı sıra prostat büyümesi, prostatit (prostat enfeksiyonu), yaşlanma, prostat infarktı gibi iyi huylu durumlarda da yükselebilir. Bu nedenle serbest PSA’nın total PSA’ya olan oranı prostat kanseri ayırıcı tanısı için yol gösterici olur. Ayrıca bakteriyel ve non-bakteriel prostatitler de yine PSA yükselmesine neden olabilir. Prostatitlerin nedenleri arasında prostat tümörü de olabileceğinden prostatit geçiren kişilerin prostat kanseri bakımından da incelenmesinde yarar vardır. Prostat yapısında bozulmalara yol açan patolojiler, ürolojik müdahaleler ve bazı fizyolojik durumlar da PSA düzeyinde artışın nedenleri arasındadır. Sistoskopi, prostat biyopsisi ya da prostat ameliyatlarının da PSA düzeyini etkilediği gösterilmiştir. PSA’nın yarılanma süresi üç gün olduğu için bu yükselmeler geçicidir. Prostat biyopsisinden sonra 2-4 hafta içinde PSA normal düzeyine iner. Biyopsi sonrası enfeksiyon gelişirse bu süre uzayabilir. İdrar yapamama ve sonda takılması PSA düzeyini artırır ancak işlemden 24-48 saat sonra PSA düzeyi yarıya iner. Rektal muayene PSA değerini etkilemezken, prostat masajı PSA değerini iki katına çıkarır. Bu nedenle PSA ölçümü, prostat muayenesi ve masajı yapılmalıdır. Ayrıca uzun süre bisiklete binme de PSA değerini etkileyebilir. PSA değeri cinsel ilişki ile de etkilenebilmektedir. Ejakulasyondan (boşalma) sonra 24-48 saat süre ile PSA yüksek kalabilir. Yüksek kitle indeksine sahip şişman kişilerde hemodilüsyona (kan sulanması) bağlı daha düşük PSA değerlerine rastlanabilir. Bu şekilde şişmanlarda PSA değerine bakarak prostat kanseri maskelenebilir.

PSA düzeyine kimlerde, ne zaman, hangi sıklıkla bakılmalı?
Tek başına PSA düzeyinin yüksekliği ile prostat kanseri tanısı konulamaz. PSA yüksekliği yalnızca prostat kanseri riskini gösterir. Prostat kanserinin kesin tanısı biyopsi ile konur. Ailede prostat kanseri öyküsü yoksa, sağlıklı erkeklere 54-69 yaş arası yılda bir kez kanda PSA ölçümü yapılmalı, ailede prostat kanseri öyküsü olanlarda ise 40-45 yaşlarından itibaren yılda bir kez PSA bakılmalıdır. 10 yıllık yaşam beklentisi olmayan kişilerde PSA bakılmasının yararı yoktur. 70 yaşından sonra kanda PSA değerine bakılmasının yaşam süresi ve niteliği yönünden  yararı gösterilememiştir.

Gereksiz biyopsiden kaçınmak mümkün
PSA’nın prostat büyümesi ve prostatit gibi hastalıklarda da yükselebilmesi prostat kanseri taramasındaki özgünlüğünü ve önemini azaltmaktadır. Prostat kanserlerinin yüzde 20’sinde PSA artışı olmadığı gösterilmiştir. Özellikle az diferansiye ve yüksek gradeli tümörlerde parmakla rektal muayene, prostat kanseri taramasının vazgeçilmez bir parçasıdır. PSA değerine göre yapılan prostat biyopsilerinin sadece yüzde 25’inde tümör saptanmaktadır. Bu da biyopsilerin yüzde 75’i gereksiz yapıldığı anlamına gelmektedir. PSA değeri 2,6-4,0 aralığındaki hastaların %22 sinde prostat tümörü saptandığı bildirilmiştir. 4,1-10 arası PSA değeri ‘gri zon’ olarak kabul edilmektedir. Bu sınırladaki değerlerde prostat kanserini prostat büyümesinden ayırmak güç olmaktadır. PSA testinin özgüllük ve duyarlılığını artırmak için yardımcı testler kullanılmaktadır.

Yardımcı testler
Doç. Dr. İzak Dalva, kandaki PSA seviyesinin prostat kanseri için değerli bir belirteç olmasına rağmen duyarlılığının ve özgüllüğünün düşük kaldığının altını çiziyor. Bu nedenle; PSA seviyesi gri zonda; yani 4,1-10 aralığında bulunan kişiler için özgüllüğü ve PSA seviyesi 4,0 altında olan kişiler için ise duyarlılığı en çok artıran yöntemler, serbest PSA/total PSA oranı, ProPSA ve PHI testleri olarak kabul ediliyor. Bu şekilde yapılacak ölçümlere göre prostat biyopsisine karar vermek kolaylaşıyor. Böylece gereksiz biyopsilerden kaçınılıyor, prostat biyopsisi sayısı azaltılabiliyor ve buna bağlı komplikasyonların önüne geçilebiliyor. Doç. Dr. Dalva, yardımcı testlerin detaylarını şöyle açıklıyor:

·         Serbest PSA/Total PSA
Serbest PSA, prostat kanseri tanısında önemli belirleyicilerden biridir. Gri zondaki (4,1-10 arası) düşük serbest PSA/total PSA oranı (<0,15) büyük olasılıkla prostat kanserine bağlı PSA yükselmesini düşündürür. Prostat kanserli hastalarda düşük serbest PSA/total PSA oranının daha ciddi tümörlerle ilişkili olduğu kabul edilir. Serbest PSA/total PSA oranının yüzde 25’in üzerinde olması tümör olasılığını azaltır.

·         Pro-PSA
PSA, başlangıçta ProPSA olarak üretilir. İnaktif olan bu form, prostat kanserli hastalarda artmış oranlarda bulunmuştur. ProPSA, prostat kanseri hücrelerinde daha fazla salgılanırken; PSA hem iyi huylu, hem kötü huylu prostat hücrelerinden salgılanabilir. Bu şekilde ProPSA; serbest PSA/total PSA ölçümü yapılarak elde edilen Prostat Health Index (PHI) sayesinde PSA’nın özgüllüğü artar. Ayrıca gereksiz biyopsilerin önüne geçilir. Hayatı tehdit eden tümörler ise daha kolay saptanabilir.

PSA’ya ne zaman bakılmalı?
PSA değerini doğru değerlendirebilmek için;
·         Ejakulasyondan 48 saat sonra,
·         Prostat masajından üç gün sonra,
·         Transrektal ultrasondan 7 gün sonra,
·         Prostat biyopsisinden 4 hafta sonra,
·         Prostat ameliyatından 6 hafta sonra, kandaki PSA oranına bakılması gerekiyor.

Hangi ilaçlar değerleri etkiliyor?
Prostat büyümesi tedavisinde kullanılan ilaçlardan, ‘5 alfa redüktaz inhibitörleri’ olan finasteride ve dutasterid,  PSA seviyelerini düşürebiliyor. Bu ilaçlar prostat hacminde yüzde 18 küçülmeye neden olurken, kan PSA düzeyini yarıya düşürüyor. Bazı destek ve vitamin ilaçları sentetik östrojen ihtiva edebiliyor ve bu ilaçlar hormonal mekanizmalar ile PSA değerini daha düşük gösterebiliyor.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder