26 Şubat 2016 Cuma

ASTIM KONTROL ALTINA ALINABİLİR – 1

ASTIM KONTROL ALTINA ALINABİLİR - 1
Resim yazısı ekle
Astım tanısı almak dünyanın sonu değil! Doğru bilgi ve doğru ilaç kullanımı ile kontrol altına alındığında astım hayatınızı değil, siz astımı yönlendirebilirsiniz.
Göğüste sıkışma hissi, art arda öksürükler, nefes darlığı… Alerjenlere, sigara dumanına, klimaların üflediği havaya, hatta her türlü kokulu maddeye karşı aşırı tepki… Bu belirtiler ve tetikleyicilerin var olduğu tablo astımı işaret etse de, hastalar astım tanısı almamak için doktora gitmekten çekiniyor. Hastalık erken teşhis edildiğinde ve hasta tarafından kabullenildiğinde ise çok daha rahat kontrol altına alınabiliyor.
Bayındır Hastanesi İçerenköy’den Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Firuz Çelikoğlu, astım tanısı alan hastalara şöyle sesleniyor: “Sizde astım olduğunu öğrendiniz! Endişelisiniz! Fakat üzülmeyin! Çünkü astım kontrol altına alınabilir... Bunu siz de yapabilirsiniz! Astımınızı kontrol etmeyi öğrenirseniz astım hayatınızı yönlendirmez!”
Öncü belirtileri iyi tanınmalı
Prof. Dr. Firuz Çelikoğlu, astım belirtilerinin kısa veya uzun bir süre devam ettikten sonra kaybolduğunu belirtiyor. Belirtilerin görüldüğü dönemlere ‘astım krizi’ veya ‘astım nöbeti’ adı veriliyor. Nöbetler arasındaki dönemde ise hastanın bir şikayeti olmuyor. Göğüste hafif sıkışma hissi, hafif ıslık sesi, öksürük, uykuya dalarken huzursuzluk, sinirlilik, boğazda yanma, gözde sulanma gibi belirtilerin astım nöbetinin başlayacağının göstergesi olduğunu belirten Prof. Dr. Çelikoğlu, “Bu belirtilerin herhangi birisi sizde uzunca bir süreden beri bulunuyorsa bu astımınız olduğu anlamına geliyor. Astım belirtileri insandan insana değişebildiği gibi aynı insanda farklı zamanlarda farklı belirtiler de görülebiliyor” diyor. Öncü belirtilerin iyi tanınması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Çelikoğlu, böylece erken önlem alınabileceğinin altını çiziyor.
Astım nöbetini başlatan etkenlerin de iyi araştırılması gerekiyor. Genellikle nefes yollarını tahriş eden herhangi bir etkenle karşılaşılınca astım nöbetiyle ilgili şikayetler de başlıyor. Astım nöbetini tetikleyen (başlatan) etkenlerin en önemlileri virüs enfeksiyonları, üst solunum yolu enfeksiyonları, alerjenler, hava kirliliği, sisli hava, soğuk hava, iş yeri veya evdeki zararlı gazlar, egzoz gazı, hızlı solumaya yol açan egzersizler, klima, sigara dumanı, her türlü kokulu madde ve uyku olarak sıralanıyor.
Belirtileri tanıyın:
· Soluk alıp verirken göğüste ıslık sesleri
· Göğüste sıkışma hissi
· Durup dururken nefes sıkışması
· Art arda öksürükler
· Hareket ederken veya bir hareketten hemen sonra öksürük
· Hareket ederken veya bir hareketten hemen sonra nefes daralması
· Geceleri devamlı öksürük
· Bu belirtilerin bir veya birden fazlasının uykudan uyandırması
Astımınızı yönetin
Astım nöbetlerini başlatan etkenleri öğrenmenerek bunlardan uzak durulabileceğini belirten Prof. Dr. Çelikoğlu, bunun için yapılabilecekleri de şöyle sıralıyor: “Evinizde, iş yerinizde astım tetikleyicilerini uzaklaştırmaya veya bunlardan uzak kalmaya gayret edin. Astımınızı tetikleyen faktörleri öğrenmek için ‘deri alerji testleri’ de yaptırabilirsiniz. Sigara dumanı nöbeti başlatıcı en önemli etken olduğundan eğer sigara içiyorsanız derhal bırakın. Bu konuda doktorunuzdan destek de alabilirsiniz.”
Çocuklar da risk altında
Astım ilk kez bebeklik ve çocukluk yaşında başlayabildiği gibi orta ve ileri yaşlarda da ilk kez ortaya çıkabiliyor. Çocukluk yaşlarında başlayan astım, yaş ilerledikçe hafifleyip, erişkin yaşına gelince kaybolabiliyor. Sigara içen ailelerin çocuklarında da astım çok daha sık görülüyor ve çocukta astım varsa çok daha ağır seyrediyor.
Tedavi sürekli olmalı
Prof. Dr. Çelikoğlu, “Bazı astımlılarda nöbetler gerçekten çok hafiftir. Sadece birkaç dakika sürer. Haftada bir iki defa gelebilir. Aylarca nöbet gelmeyebilir. Bu kişiler yılda 5-6 defa birkaç hafta süren, kendilerinin soğuk algınlığı olarak tanımladıkları rahatsızlık dönemlerinden söz ederler. Bu dönemler gerçekte astım nöbetleridir. Bu hastalarda astım tedavisi yapılırsa o dönemlerde yaşadıkları sıkıntıdan kurtulabileceklerini, hiç bilmedikleri mutlu bir yaşamın var olduğunu hayretle keşfederler. İşte bu hafif astımı ortaya çıkartmak hekimin en önemli görevidir“ diyor. Prof. Çelikoğlu, astımın çok hafif belirtilerle beraber olsa bile mutlaka devamlı tedavi gerektiren bir hastalık olarak kabul edilmesi gerektiğini ifade ediyor.
Astım kontrolünde üç önemli adım:
Çelikoğlu, astımın iyi kontrol edilebilmesi için dikkat edilecek üç ana adımı şöyle sıralıyor:
1. Düzenli olarak kontrole gidin. Astım belirtileri ya da başlatan etkenler zamanla değişebiliyor. Bu nedenle ilaçlarınızın değişmesi de gerekebiliyor.
2. Astım ilaçlarınızı doktorunuzun önerdiği gibi alın. Kendinizi sağlıklı bile hissetseniz ilaçlarınızı kullanmaya devam edin.

3. Astım nöbetlerinizi nelerin başlattığını ve sağlıklı kalabilmek için ne yapmanız gerektiğini öğrenin. Özellikle çocukların anne ve babaları veya yakınları astım nöbetlerinde alınacak önlemleri iyi bilmeli. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder